umutsuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
umutsuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2012 Pazartesi

Mehmet Akif Ersoy'da Umut ve Umutsuzluk


UMUT VE UMUTSUZLUK, ESKİ NESİL VE YENİ NESİL
           
Gençliğinde Mehmet Akif
Aşağıdaki şiir parçası Mehmet Âkif Ersoy’un “Safahat” adlı eserinin altıncı kitabı olan “Asım”dan alınmıştır. “Asım” 1919’da yazılmış ilk kez 1924 yılında kitap biçiminde basılmıştır. Ünlü “Çanakkale Destanı” bu uzun şiirin bir parçasıdır.

            Aşağıdaki bölümde Mehmet Âkif’in, babası Tâhir Efendinin öğrencilerinden olan Köse İmam ile memleket üzerine yaptığı, eski ile şimdiyi karşılaştırdıkları sohbet vardır.
            Bu parça ülkeden, gençlerden ümidi kesmenin hemen her dönemde karşılaşılan bir ruh hali olduğunun güzel bir kanıtı olarak alınmıştır. Her zaman şanlı “geçmiş”ten ve kötü bir “şimdi”den, “çok başarılı bir nesil”den ve “kötü bir gençlikten” söz edenler olmuştur. Bu yaklaşım büyük çelişkisini içinde taşır: “Şimdi”yi hazırlayan “geçmiş” ise ve “şimdi” kötü ise, “geçmiş” de o kadar şanlı olmamalıdır. Geçmişin iyi yönleri ön plana çıkarılırken, bugünün kötü yönleri büyütülmektedir.
Bu hata insanîdir. İçine düşülmemesi çok zordur. Dikkat edilmesi gereken nokta “şanlı bir geçmiş, berbat bir şimdiki zaman” söylemini her ne olursa olsun geleceğimizi emanet edeceğimiz [doğa kanunu] gençliği mutsuz kılacak biçimde söz ve davranışlarımıza yansıtmadan belirlemek, bu açıdan kendi öz eleştirimizi yapmaktır.

[Köse İmam:]
Bırak oğlum, azıcık derdini döksün şu bunak...
Bana dünyada ne yer kaldı, emîn ol, ne de yâr;
Ararım göçmek için başka zemin, başka diyar,
Bunalan ruhuma ister bir uzun boylu sefer;
Yaşamaktan ne çıkar günlerim oldukça heder?
Bir güler çehre sezip güldüğü yoktur yüzümün;
Geceden farkını görmüş değilim gündüzümün.
Seneler var ki harâb olmadığım gün bilmem;
Gezerim abdala çıkmış gibi sersem sersem. 1