UMUT VE UMUTSUZLUK, ESKİ
NESİL VE YENİ NESİL
![]() |
| Gençliğinde Mehmet Akif |
Aşağıdaki
şiir parçası Mehmet Âkif Ersoy’un “Safahat” adlı eserinin altıncı kitabı olan
“Asım”dan alınmıştır. “Asım” 1919’da yazılmış ilk kez 1924 yılında kitap biçiminde
basılmıştır. Ünlü “Çanakkale Destanı” bu uzun şiirin bir parçasıdır.
Aşağıdaki bölümde Mehmet Âkif’in,
babası Tâhir Efendinin öğrencilerinden olan Köse İmam ile memleket üzerine
yaptığı, eski ile şimdiyi karşılaştırdıkları sohbet vardır.
Bu parça ülkeden, gençlerden ümidi
kesmenin hemen her dönemde karşılaşılan bir ruh hali olduğunun güzel bir kanıtı
olarak alınmıştır. Her zaman şanlı “geçmiş”ten ve kötü bir “şimdi”den, “çok
başarılı bir nesil”den ve “kötü bir gençlikten” söz edenler olmuştur. Bu
yaklaşım büyük çelişkisini içinde taşır: “Şimdi”yi hazırlayan “geçmiş” ise ve
“şimdi” kötü ise, “geçmiş” de o kadar şanlı olmamalıdır. Geçmişin iyi yönleri
ön plana çıkarılırken, bugünün kötü yönleri büyütülmektedir.
Bu hata insanîdir. İçine düşülmemesi
çok zordur. Dikkat edilmesi gereken nokta “şanlı bir geçmiş, berbat bir şimdiki
zaman” söylemini her ne olursa olsun geleceğimizi emanet edeceğimiz [doğa
kanunu] gençliği mutsuz kılacak biçimde söz ve davranışlarımıza yansıtmadan
belirlemek, bu açıdan kendi öz eleştirimizi yapmaktır.
[Köse İmam:]
Bırak oğlum,
azıcık derdini döksün şu bunak...
Bana dünyada
ne yer kaldı, emîn ol, ne de yâr;
Ararım göçmek
için başka zemin, başka diyar,
Bunalan
ruhuma ister bir uzun boylu sefer;
Yaşamaktan ne
çıkar günlerim oldukça heder?
Bir güler
çehre sezip güldüğü yoktur yüzümün;
Geceden
farkını görmüş değilim gündüzümün.
Seneler var
ki harâb olmadığım gün bilmem;
Gezerim
abdala çıkmış gibi sersem sersem. 1
